BBP'nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin 25 Mart 2009'da helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, bunlardan 33'ünün gözaltına alındığı, 10'unun cezaevinde bulunduğu, 4 şüphelinin ise firari olduğu belirlendi.
Operasyon Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Adıyaman, Elazığ, Kahramanmaraş, Bursa, Kayseri, Gümüşhane, Bolu, Erzurum, Van, Tokat, Bilecik ve Mersin olmak üzere 16 ilde gerçekleştirildi. Şüphelilere ait 45 adresin ev ve iş yerlerinde arama yapıldı. Operasyonlarda 7 tabanca, 10 şarjör, farklı çaplarda 1990 fişek ve çok sayıda belgeye el konuldu.
Arama kurtarma faaliyetleri soruşturmanın odağında
Soruşturma kapsamında işlem yapılan isimler arasında, helikopter kazasının ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında görev alan bazı asker ve kamu görevlileri de bulunuyor.
Olay tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı Arama Kurtarma Şube Müdür Vekili olarak görev yapan emekli albay A.G'nin, Merzifon'daki arama kurtarma ekibine zamanında kalkış emri vermediği yönünde tespit bulunduğu belirtildi.
Dönemin Kayseri İstihbarat Şube Müdürü A.O.D'nin ise helikopter enkazına ulaşıldığı ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun sağ bulunduğuna ilişkin asılsız bir bilgi notunun basın yayın organlarında yayılmasına neden olduğu iddia edildi.
Olay tarihinde binbaşı rütbesiyle görev yapan ve bölgeye ilk ulaşan askeri birliğin komutanı olduğu belirtilen A.Ü. de soruşturma kapsamında hakkında adli işlem başlatılan isimler arasında yer aldı.
Dönemin Göksun Kaymakamı C.D. hakkında ise arama kurtarma çalışmalarının kasten yanlış yönlendirilmesine göz yumduğu yönünde soruşturma dosyasına tespit girdiği aktarıldı.
Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapan İ.D'nin de kazanın ardından asılsız bilgi notlarının hazırlanmasını sağladığı ve ilgili birimlere gönderilmesine izin verdiğinin belirlendiği kaydedildi.
FETÖ bağlantıları ve gizli tanık iddiaları araştırılıyor
Soruşturmanın ikinci dalgasında, geçmişte FETÖ kapsamında işlem gördüğü veya örgütle bağlantısı bulunduğu belirtilen bazı isimlerin yanı sıra, soruşturmanın seyrini değiştirmeye çalıştıkları öne sürülen kişiler de yer aldı.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığındaki eylemleri nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski binbaşı T.G'nin de gözaltı kararı verilen şüpheliler arasında bulunduğu belirtildi. T.G'nin kaza tarihinde jandarma arama kurtarma biriminde görev yaptığı kaydedildi.
Kahramanmaraş Jandarma Komutan Yardımcısı H.T'nin ise arama kurtarma çalışmalarından sorumlu olduğu ve ekipleri yanlış koordinatlara yönlendirdiğinin tespit edildiği aktarıldı.
Ü.K. ve E.Ö'nün, helikopter kazasını Ergenekon soruşturmasıyla ilişkilendirerek olayın MİT ve Ergenekon tarafından gerçekleştirilen bir suikast olduğu yönünde tanıklık yaptıkları ve bu şekilde soruşturmanın aydınlatılmasını engellemeye çalıştıkları yönünde değerlendirmelerin dosyada yer aldığı bildirildi.
Helikopterin cihazlarını söktüğü belirtilen M.T. de soruşturma kapsamında işlem yapılanlar arasında yer aldı. M.T'nin FETÖ ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir okulda öğretmenlik yaptığı ve 15 Temmuz döneminde Cumhurbaşkanı'na suikast amacıyla Marmaris'e giden timdeki eski askerlerden birinin “mahrem imamı” olduğu yönünde tespit bulunduğu aktarıldı.
FETÖ bağlantısı nedeniyle kapatılan Zaman gazetesinde muhabirlik yapan ve kazayla ilgili görüntüleri servis ettiği belirtilen E.S. ile “helikopterin silahlı bir cisim tarafından düşürüldüğü” yönünde ifade verdiği ve bu nedenle yalan tanıklık yaptığı değerlendirilen E.Ç. de hakkında adli işlem başlatılan isimler arasında gösterildi.
Eski savcılar Ö.Ş, Ö.D. ve Ş.G'nin ise olayla ilgili tanık ve gizli tanıkları yönlendirdikleri ve gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını engellemeye çalıştıkları yönündeki iddiaların soruşturma dosyasına girdiği belirtildi.
Öte yandan eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı R.A. ile bazı eski üst düzey emniyet görevlileri hakkında da soruşturmanın ikinci dalgası kapsamında adli işlem başlatıldığı bildirildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada şüpheliler hakkında “silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek veya üye olmak” ile “tasarlayarak kasten öldürme” suçlamalarının yöneltildiği aktarıldı. Soruşturma kapsamındaki iddiaların kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmediği, şüphelilerin hukuki durumlarının soruşturma ve yargılama süreçleri sonucunda netleşeceği belirtildi.