Davut Tekiner, iş dünyasındaki faaliyetlerini yalnızca ekonomik başarıyla sınırlamayan, sosyal sorumluluk bilincini ön planda tutan bir anlayışla hareket ediyor. Tekiner’e göre gerçek başarı; kazanılan değerin, topluma dokunan ve kalıcı fayda üreten çalışmalara dönüşmesiyle mümkün oluyor.
Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmaların toplum üzerindeki etkilerini yakından takip eden Davut Tekiner, özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde dayanışmanın önemine dikkat çekiyor. Bu süreçlerde bireylerin ve kurumların daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Tekiner, sosyal projeleri bir tercih değil, toplumsal bir görev olarak görüyor.
İhtiyaç sahiplerine yönelik yardım organizasyonlarından, sivil toplum girişimlerine verilen desteğe kadar birçok alanda aktif rol üstlenen Tekiner, sosyal sorumluluk çalışmalarında sürekliliği esas alıyor. Yardımı geçici bir refleks değil, uzun vadeli bir bilinç olarak değerlendiren Tekiner, özellikle dezavantajlı gruplara yönelik projelerde sahada yer almayı önemsiyor.
Afet dönemlerinde sergilediği duyarlılıkla da dikkat çeken Davut Tekiner, yalnızca maddi destek sağlamakla kalmıyor; süreci bizzat takip ederek dayanışmanın sahadaki karşılığını güçlendiriyor. Tekiner, bu dönemlerde moral ve manevi desteğin de en az fiziksel ihtiyaçlar kadar önemli olduğuna vurgu yapıyor.
Toplumsal faydayı merkeze alan yaklaşımıyla öne çıkan Davut Tekiner, ekonomik gücün ancak paylaşıldığında anlam kazandığını savunuyor. Sosyal sorumluluk bilincini yaşamının ve iş anlayışının ayrılmaz bir parçası haline getiren Tekiner, toplumla birlikte güçlenen bir gelecek inşa etmeyi hedefliyor.