TBMM Genel Kurulu’nda Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınların durdurulması gündeme geldi. Muhalefet milletvekilleri uygulamaya tepki gösterirken AK Parti, işlemlerin adli soruşturma kapsamında gerçekleştirildiğini savundu. YENİ Parti’nin araştırma önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Halk TV’ye yönelik uygulamayı eleştirerek, “İdam cezası yok, televizyonu niye idam ettiniz” dedi. Özkan, kanalın çalışanlarına bırakılması ve yayınların sürdürülmesi yönünde çözüm önerisinde bulundu.
Yeni Yol Grubu adına konuşan İdris Şahin, basın özgürlüğüne dikkat çekerek Anayasa’nın 28’inci maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmünü hatırlattı. İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı ise suç iddialarının gazetecilik faaliyetlerinin durdurulmasıyla sonuçlanmaması gerektiğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu ve DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk de medya kuruluşlarına yönelik uygulamaları eleştirdi. Berberoğlu, siyasi çevrelerin kendilerini rahatsız eden medya kuruluşlarını ortadan kaldırmaya çalışmasının demokrasi ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayacağını söyledi.
AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya ise işlemlerin basın özgürlüğüyle değil, yürütülen adli soruşturmayla ilgili olduğunu savundu. Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının dosyadaki deliller, MASAK raporları ve mali incelemeler doğrultusunda işlem yaptığını belirterek, soruşturma kapsamında ciddi para hareketlerine ilişkin iddialar bulunduğunu ifade etti.
Araştırma önergesinin reddedilmesinin ardından söz alan YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, kayyım uygulamasının bir televizyon kanalının faaliyetlerini sona erdirebileceğini savundu. Emir, herkesin bağımsız mahkemelerde yargılanabileceğini ancak adli tedbirlerin cezaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi.
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Emir’in açıklamalarına yanıt vererek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Halk TV’ye yönelik operasyonun gerekçelerine ilişkin kamuoyunu bilgilendirdiğini belirtti.
Soruşturmanın Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü söyleyen Akbaşoğlu, bu konuda araştırma komisyonu kurulmasına gerek olmadığını savunarak, "Bu konuda bütün meseleyi vuzuha kavuşturacak şekilde bu operasyonun niçin yapıldığı ve bu konunun yargının işi olduğu, yargının kendi işini yapması ve sonucunu beklememiz gerektiği" ifadelerini kullandı.
Yeni Yol Grubu adına söz alan Bülent Kaya, Cumhuriyet başsavcılığının Halk TV operasyonuna ilişkin açıklama yapmasına karşı olmadıklarını ancak fon krizi kapsamında gündeme gelen iddialar karşısında da açıklama yapılması gerektiğini söyledi.
Kaya, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında yürütülen işlemlere ilişkin kamuoyunun bilgilendirilmediğini savunarak, "Peki, aynı Cumhuriyet Başsavcılığı bu fakir fukaranın 2 milyar 200 milyonunu çarpan Fatma Betül Sayan’la ilgili niçin herhangi bir açıklama yapmıyor? Niçin hangi sebeple ifadeye çağırdığına dair bir basın açıklaması yapmıyor da bunu sadece muhalif olduğu söylenen kişilerle ilgili yapıyor?" diye konuştu.
Tartışmanın devamında yeniden söz alan Akbaşoğlu, fon krizi nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için çalıştıklarını belirterek "282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı bugüne kadar. Bunlardan 84’ü tutuklandı, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.
Hangi görüşten veya partiden olursa olsun sorumlulardan hesap sorulacağını savunan Akbaşoğlu, "Hangi görüşten olursa olsun, hangi partiye mensup olursa olsun milletimizin hakkına, hukukuna girenlerden hesap soruyoruz ve soracağız, bundan herkes emin olsun" ifadelerini kullandı.