Orta Doğu ve Doğu Avrupa’daki Belirsizlikler Lojistik Süreçleri Doğrudan Etkiliyor
Son dönemde Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da artan jeopolitik gerilimler, Türkiye merkezli ihracat operasyonlarını doğrudan ve ciddi biçimde etkiliyor. Özellikle İran’da yaşanan iç kargaşa, Refah Sınır Kapısı’nın kapalı olması ve Ukrayna–Rusya Savaşı’nın devam etmesi, uluslararası ticarette güven sorunlarını derinleştirirken lojistik süreçlerde önemli aksamalara yol açıyor.
Sınır Geçişlerinde Uzun Beklemeler ve Artan Maliyetler
Bölgedeki belirsizlik ortamı, kara yolu taşımacılığında sınır kapılarında yaşanan yoğunlukları artırıyor. Tırların günlerce geçiş beklemesi, sevkiyat sürelerinin uzamasına ve navlun ile operasyon maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor. Bu durum, ihracatçı firmaların teslimat takvimlerini yeniden planlamasını ve müşterileriyle olan ticari süreçlerini daha esnek hale getirmesini zorunlu kılıyor.
ASM Global’den Kritik Değerlendirme
ASM Global kurucularından Mustafa Yusufoğlu, mevcut tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede bölgesel çatışmaların ticaret üzerindeki etkisine dikkat çekti. Yusufoğlu, “Bölgesel çatışmalar yalnızca siyasi dengeleri değil, ticaretin günlük akışını da ciddi şekilde etkiliyor. Sınır geçişlerinde yaşanan aksamalar, tırların yolda kalması ve güvenlik endişeleri ihracat operasyonlarımızı doğrudan zorluyor. Buna rağmen süreci doğru planlama, alternatif lojistik rotalar ve güçlü saha koordinasyonu ile yönetmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Lojistikte Risk Yönetimi Öne Çıkıyor
Yaşanan gelişmeler, ihracatçı firmalar için risk yönetimi, alternatif güzergâh planlaması ve esnek teslimat modellerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Uzmanlar, bölgesel çatışmaların kısa vadede sona ermeyeceğine dikkat çekerek, ihracat operasyonlarında daha temkinli ve çok kanallı bir lojistik yaklaşımın kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
ASM Global: İhracatta Esneklik ve Pazar Çeşitlendirmesi Şart
ASM Global yetkilileri, mevcut koşullara rağmen ihracatın sürdürülebilirliği için pazar çeşitlendirmesi, farklı taşıma modlarının kullanılması ve yerel iş ortaklarıyla güçlü koordinasyon stratejilerinin öncelik haline geldiğini belirtiyor. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, ihracatçı firmaların yalnızca maliyet değil, süreklilik ve güvenlik odaklı bir ticaret anlayışına yönelmesini zorunlu kılıyor.