İngiltere merkezli ekonomi gazetesi Financial Times (FT), Türkiye’de geçtiğimiz eylül ayında patlak veren ve 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle sonuçlanan süreci mercek altına aldı.
John Paul Rathbone imzasıyla yayımlanan kapsamlı araştırma haberinde, toplam büyüklüğü yaklaşık 20 milyar doları bulan fonlarla ilişkili şüpheli işlemlerin uzun süre kesintisiz devam ettiği belirtildi. Haberde ayrıca, söz konusu risklere ve usulsüzlüklere ilişkin denetleyici kurumlara önceden iletilen uyarıların sonuçsuz kaldığı iddiaları ayrıntılarıyla ele alındı.
FT, Türkçedeki "fon" kelimesi ile saadet zincirleri için kullanılan "Ponzi" kavramını birleştirerek krizi "Fonzi" olarak isimlendirdi. Gazete, olağanüstü getirilerin nasıl oluştuğunu, hisselerdeki fiyat hareketlerini ve soruşturmaların finans dünyasından üst düzey kamu görevlilerine uzanan boyutunu inceledi.
Haberde belirtilen 20 milyar dolar, yatırımcıların kesinleşmiş toplam zararını değil, tasfiye kapsamına alınan fonların varlık büyüklüğünü ifade ediyor.
İstanbul merkezli danışmanlık şirketi GlobalSource Partners'tan Atilla Yeşilada, FT'ye yaptığı açıklamada, "Yaşananların boyutu uluslararası alanda tam olarak anlaşılmış değil. Bu, Türkiye'de kamuoyunun en önemli gündem maddesi" ifadelerini kullandı.
Financial Times'ın araştırmasında öne çıkan açıklamalardan biri, eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak tarafından yapıldı.
Başak, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen şüpheli işlemler konusunda yetkilileri defalarca uyardığını fakat bu uyarıların dikkate alınmadığını ileri sürdü.
FT'nin aktardığına göre Başak, Tera Grubu'na bağlı bazı yatırım fonlarının olağanüstü getirilerini sorgulamasının ardından nisan ayında "yanıltıcı bilgi yayma" şüphesiyle gözaltına alındı. Daha sonra serbest bırakılan Başak, hakkındaki suçlamaları reddetti.
Gazete, Başak'ın açıklamalarını, krizin ortaya çıkmasından önce yapılan uyarılara rağmen şüpheli işlemlerin neden devam ettiği sorusu çerçevesinde ele aldı.
FT'nin araştırması, benzer uyarıların yalnızca eski bir kamu görevlisi tarafından değil, siyasi kurumlar ve uluslararası piyasa kuruluşları tarafından da gündeme getirildiğini ortaya koydu.
Financial Times, krizin aylar öncesinde TBMM'de gündeme getirildiğini anımsattı.
İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş'ın Aralık 2025'te yaptığı konuşmada sermaye piyasalarını "bataklık" olarak nitelendirdiği ve yatırımcıların "havuz işlemleri, kendi kendine alım satım ve manipülasyon" yoluyla zarara uğratıldığını ileri sürdüğü belirtildi. Türkeş, yetkililerin bu işlemler karşısında neden harekete geçmediğini sordu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de daha önce benzer nitelikte uyarılarda bulunduğunu anımsattı. FT'nin incelediği Meclis tutanaklarına göre AKP'li milletvekilleri ise piyasa bozucu faaliyetlerle kararlılıkla mücadele edildiğini savundu. Muhalefetin konuyla ilgili araştırma önergesi kabul edilmedi.
Gazete, Finansal İstikrar Komitesi'nin de Aralık 2025'te şüpheli fiyat hareketlerini görüştüğünü yazdı. Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı'nın da yer aldığı komitenin, bazı portföy yönetim şirketlerinin ekonomik gerçeklerle açıklanamayan fiyat hareketlerine neden olmasından endişe duyduğu belirtildi.
Financial Times'ın (FT) araştırmasına göre, Türkiye'deki hisse senetlerinde görülen şüpheli işlemler uluslararası yatırımcıların gündemine girdi. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, haziran ayında yayımladığı uyarıda, söz konusu koordineli alım satım işlemlerinin piyasadaki fiyat oluşumunu bozabileceğini belirtti.
Kripto varlık analiz platformu Coinradar'ın kurucu ortağı Cenk Gültekin FT'ye yaptığı açıklamada, işlemlerin önemli bir kısmının gizli yürütülmediğini ifade etti. Gültekin, "Beni şaşırtan, bu usulsüz işlemlerin düzenleyici kurumların ekranlarında saklı olmaması. Büyük bölümü kamuya açıktı" diyerek şüpheli işaretlerin varlığına rağmen erken müdahalede bulunulmadığını söyledi.
Haberde; TBMM'deki tartışmalar, Finansal İstikrar Komitesi'nin değerlendirmeleri, Başak'ın uyarıları ve MSCI'ın açıklamaları hatırlatılarak, risklerin önceden bilinmesine rağmen krizin neden engellenemediği sorgulandı.
Gazete, soruşturmaların merkezindeki kuruluşlardan Tera Grubu ve kurucusu Emre Tezmen'e geniş yer ayırdı.
FT'nin incelediği şirket sunumlarına göre Tera'nın TLY kodlu fonu, 2025 yılında yüzde 4 bin 233 getiri sağladı. Aynı dönemde Borsa İstanbul'un getirisi yüzde 13 düzeyinde kaldı. Araştırmada, bu olağanüstü performansın arkasındaki işlemlerin nasıl gerçekleştiği de anlatıldı.
FT'ye göre bazı yatırım fonları, birbirleriyle bağlantılı şirketlerin hisselerinde yoğun pozisyonlar oluşturdu. Bu alımlar hisse fiyatlarını yükseltirken fiyat artışları fonların net varlık değerlerine ve açıklanan getirilerine yansıdı.