ABD Başkanı Donald Trump, seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada Demokratların zaferini kabul etti.
Oy pusulasında kendi adının yer almadığını vurgulayan Trump, "Seçim listesinde adım yoktu; olsaydı, ezici bir çoğunlukla kazanırdık!" değerlendirmesinde bulundu.
Sürecin ardından parti içi performanslara da değinen Başkan, "Bu adayların kazanma ve kaybetme nedenleri konusunda, hem olumlu hem de olumsuz yönleriyle bir siyasi yorumcu olacağım!" ifadelerini kullandı.
Açıklamalarının ardından sosyal medya hesabında üzerinde "VETO" yazılı bir şapkanın görselini paylaşan ABD Başkanı, daha önce Meclis ve Senato'nun kaybedilmesi durumunda "bay veto olacağım" şeklinde konuşmuştu.
Ara seçim sürecinde Trump’ın özenle belirlediği adayların birçoğunun sandıktan yenilgiyle ayrılmasının ardından Salı günü erken saatlerde CNN’e demeç veren bir Beyaz Saray yetkilisi, tablonun sorumluluğunu başkana değil adayların kişisel performansına bağladı
Yetkili açıklamasında, "Başkan Trump, seçim listesindeki birçok adayı, adayların kendilerinin yaptığından daha iyi bir şekilde destekledi" dedi.
2024 seçiminde 7 kilit eyaletin tamamını Cumhuriyetçilerin kontrolüne geçirmeyi başaran Trump, bu seçimde partisinin kalesi niteliğindeki Güney Karolina, Kuzey Karolina, Ohio ve Teksas gibi eyaletleri Demokratlara kaptırdı.
Trump’ın bizzat belirlediği adaylardan Ken Paxton’ın Teksas’ta, Darline Graham’ın ise Güney Karolina’da kaybetmesi, Demokratlara bu geleneksel Cumhuriyetçi eyaletlerde on yıllar sonra ilk Senato koltuklarını kazandırarak Cumhuriyetçilerin Senato hakimiyetini sürdürme şansını tehlikeye soktu.
Seçmenler; Trump’ın fiyat artışlarına yol açan gümrük vergilerini ve İran ile savaşı savunduğu sırada yaptığı sandıkta kendisi varmış gibi hareket edilmesi yönündeki ısrarlı çağrılarına karşın, Kuzey Karolina ve Ohio'da da koltukların el değiştirmesi yönünde oy kullandı.
Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde Kongre kontrolünü kaybetmesi halinde, Trump’ın görev süresinin kalan bölümünün Demokratlar liderliğindeki yönetim ve ticari ilişki soruşturmalarıyla geçmesi ve bu durumun yeni bir azil sürecini gündeme getirmesi bekleniyor.
Bu siyasi tablonun ardından ilginin, 2028 başkanlık kampanyasında Trump'ın yerini almak için yarışacak Cumhuriyetçi ve Demokrat isimlere kayacağı öngörülüyor.
Sonuçları Beyaz Saray’da danışmanları ve kabine üyeleriyle birlikte takip eden ve "topal ördek" dönemine girdiği belirtilen Trump’ın, hem içeride hem de dışarıda belirgin biçimde azalan bir siyasi sermayeyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.
Kamuoyu ise ABD Başkanı'nın bundan sonraki süreçte atacağı adımları izliyor.