Oregon Ulaştırma Bakanlığı (ODOT), 1990 yılında otoyol iyileştirme çalışmaları sırasında tetiklenen bir heyelanı durdurmak amacıyla yol dolgusunda yaklaşık 580 bin adet parçalanmış hurda lastik kullandı. Proje, Federal Karayolları İdaresi (FHWA) tarafından bir heyelan ıslahı çalışmasında parçalanmış lastiklerin kullanıldığı bilinen en büyük uygulama olarak kayıtlara geçti.
Olay, güneybatı Oregon'da Roseburg'un yaklaşık 25 mil batısında yer alan US 42 güzergahında meydana geldi. Bölgedeki yol genişletme ve yükseltme çalışmaları sırasında yapılan toprak dolgunun oluşturduğu ilave yük, yol gövdesinin altında bulunan eski bir heyelan kütlesini yeniden aktif hale getirdi
Mühendisler, hareket halindeki zemine ilave standart toprak dolgu yapmanın ağırlığı artırarak riski büyüteceğini belirledi. Çözüm olarak, ağır toprak dolgunun bir bölümünün kaldırılarak yerine daha hafif bir malzeme olan parçalanmış lastik parçacıklarının yerleştirilmesi kararlaştırıldı; kazıdan çıkan toprak ise yamacın tabanında dengeleyici karşı ağırlık olarak kullanıldı.
Şubat 1991 tarihli teknik rapora ve 1993 yılında yayımlanan mühendislik incelemesine göre, projede yaklaşık 5 bin 800 ton parçalanmış lastik kullanıldı. Dört ayrı tedarikçi tarafından 150 ila 275 mil mesafeden taşınan malzeme, sahaya 28 ton kapasiteli kamyonlarla getirildi.
Oregon Çevre Kalitesi Departmanı'nın (DEQ) geri dönüşüm teşvik programı sayesinde, normalde ton başına 30 dolar olan malzeme maliyetinin 20 doları karşılandı. Serme ve sıkıştırma giderlerinin eklenmesiyle projenin toplam uygulama maliyeti ton başına 18,33 dolar olarak gerçekleşti.
Uygulamanın teknik detaylarına göre: En kalın noktasında yaklaşık 3,8 metreye ulaşan lastik dolgunun üzerine ve yan şevlerine 90 santimetre sıkıştırılmış toprak tabaka serildi.
Yolun üst yapısı; 58 santimetrelik kırmataş temel ile 20 santimetrelik asfalt kaplamadan oluşturuldu. Üstteki yükün etkisiyle lastik dolguda yaklaşık 50 santimetrelik (yüzde 13) bir oturma gerçekleşti.
Eğim ölçerler ve ölçüm cihazlarıyla yapılan izlemelerde, yol yüzeyindeki ilk esneme payının standart toprak dolgulara oranla yaklaşık iki kat fazla olduğu saptandı.